ontoloji ve epistemoloji


BİLGE FELSEFECİ www.bilgefelsefeci.tr.gg



KATEGORİLER
Felsefe
Psikoloji
Sosyoloji
Mitoloji
Antropoloji
Edebiyat
Tarih
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR)
Genel-Kültür
Bilimler
Makaleler
Kitap Özetleri
Konferanslar
Sözlükler
Kitap & Kaynaklar
Forum
Sizden gelenler
Linkler
Site Haritası
iletişim
PAYLAŞIM DERGİSİ

İncelemek için tıklayın
REKLAM
BİZE ULAŞIN

Web'te Türkçe

e-mail
bilgefelsefeci@gmail.com

Ontoloji ve Epistemoloji

İdealar teorisi, töz ve niteliklere ilişkin teoriler gibi varlığın temel formları­na ilişkin felsefî teorilere ontoloji denir ("varlık teorisi"). Bilginin temel formları hakkındaki felsefi teorilere de epistemoloji denir ("bilgi teorisi"). Aristo'ya göre bilgiye giden yoldaki ilk adım belirli şeyleri duyularımızla tecrübe etmemizdir; ikinci adımsa, tesadüfi olandan evrensel ve asıl olana doğru yapılan soyutlamadır. Böylece evrensel ve asıl olan bir tanımla yakalanmış olur; cins olarak at örneği gibi. Bir cinsin öze ait niteliklerinin bir tanımını elde ettik mi, artık daha üst seviyede üst seviyede bir bilgiye sahibiz demektir zira şimdi bilgilerimiz değişmez ve asıl bir hal almıştır.

 

Sonuç olarak, Aristo, bilginin elde edilmesini duyusal deneyimden öze vakıf olmaya doğru giden bir süreç olarak görür; evrensel ve öze ait olan bir şey hakkındaki tanımın doğrultusunda gelişen bir süreç ola­rak. Aristo her ne kadar belirli şeylerin, tözlerin bağımsız varlıkları olduğunu iddia etse de (ontolojisinde iddia edildiği gibi), aramamız gerekenin öze ait ve evrensel niteliklerin bilgisi olduğuna inanır (epistemolojisinde iddia edildiği gi­bi). Tikel olanı idrakten, tümel ve öze ait olanı idrake geçtiğimizde, bizi diğer doğru önermelere ulaşmamızı sağlayacak bu idraki, mantıksal olarak geçerli çı­karsamalar yapmak üzere kullanabiliriz: Bir atın memeli olduğunu biliyorsak ve Kara güzel de bir atsa, Kara Güzel'in bir memeli olduğu sonucuna varabiliriz. Aristo bu türün geçerli ve geçersiz göstergeleri hakkında kıyas (syllogism) for­müle etmesiyle bilinir.

Tikel şeylerin idraki ve tözle ilişkili özlere vukûfiyet formundaki bilgiye ek olarak Aristo, pratik bilgeliği arzulamaktadır. Aynı zamanda ispat edilmeyen ancak tartışmaya yol açmayacak temel ilkelerin idrakine de atıfta bulunur. Bu bilgi formlarına daha sonra döneceğiz (bilgi ve praxis), fakat ilkin Aristo'nun aradığı asli olana yönelik idraki daha yakından inceleyeceğiz. Asli olan kavram, sadece bir cinsin tanımına yönelik bir vukûfiyetten ibaret değildir. Bir olguyu anlamamız için onu oluşturan nedenleri bilmemiz gerekir. Ancak burada bahsi geçen neden (Latince: causa) alışıldık kullanımından daha kapsamlı olma eğili­mindedir. Aristo ontolojisinde, her şeyin temel nitelikleri ve bunları oldukları gibi yapan temel nedenler şu anahtar kelimelerle ifade edilir:

1- töz
2- form / madde
3- dört "neden"
4- gerçeklik, potensiyalite; değişim
5- ilahiyat.

DÖRT NEDEN


Her belirli, şey (töz) madde ve formdan oluşur. Bir parça toprağın belirgin bir formu vardır ve bu toprağın bizatihi kendisi maddedir. Bir çömlekçi bu bir parça toprağı testiye dönüştürebilir; böylece bu toprak parçası, (madde ve formuyla) yeni bir şey olur ve artık daha rafine bir formu vardır. Toprağı testi yapan şey, belirli bir madde olan toprakla birleşmiş olan belli bir formdur. Form bize testinin ne tür bir şey olduğunu söyler. Malzeme, testinin yapıldığı şeydir. Fakat testi, kendi kendini yapan bir şey olamaz. Testiyi bir çömlekçi yapar. Çömlekçinin kafasında işe başlarken, çömleğin amacını yerine getirmesi açısın­dan nasıl görünmesi gerektiğine dair belli fikirler vardır (suyu kaçırmasına ma­ni olmak gibi). Uygun bir ham maddeyle çalışarak kavanozu yapar. Bu basit örnekle Aristo’nun dört neden öğretisini gösterebiliriz. Toprak çömlek dört “neden” yada ilke tarafından belirlenir.

1- Bitmiş bir testinin temsil ettiği şey bütün yaratıcı sürecin ereksel neden (causa finalis) doğrultusunda yönlendirilmiş olmasıdır. Bu, değişim süre­cinin amacı tarafından yönlendirildiğini söyleyen teleolojik ilkedir (Yunan­ca: telos)

2- Bu süreçte çömlekçinin ham maddeyi hazırlaması hareket kuvvetidir ya da hareketin kaynağıdır: Etken neden (causa efficiens). Bu, sürecin mekanik bir dış güç tarafından belirlendiğini söyleyen nedensellik ilkesidir,

3- Testiyi yapan şey bir maddedir: Maddî neden (causa materialis). Maddî ilke eşyanın kendisinden yapılmış olduğu şeyi kapsar. Bu ilke (yukarıda söz edilen) maddeye tekabül eder.

4- Ve son olarak, toprak parçası / testinin herhangi bir zamanda aldığı (farklı) biçimler. Bu biçimsel neden ya da ilkedir (causa formalis). Biçimsel ilke eşyanın edindiği nitelikleri kapsar. Bu ilke (yukarıda söz edilen) biçime tekabül eder.

Bu "dört neden" (ilke), bir çok yönüyle, felsefî müzakerelerin bir parçası olmuş ve devamlı olarak tartışmanın temelini teşkil etmiştir. Biçimsel ilke (neden) öğretisi, Platonik ideaları çevreleyen tartışmanın, Ortaçağ'da evrenseller üzerindeki anlaşmazlığın ve günümüzde nominalizm ile realizm hakkındaki tartışmanın bir parçasıdır.

Ayrıca konu, ne zaman ereksel neden ve etken neden arasındaki ilişkiyi izah etmeye gelmişse tartışmalar şiddetli bir hal almıştır. Rönesans boyunca büyük bir çoğunluk ereksel ilkeyi reddetmiştir (causa finalis). Modern zamanlarda ise amaca müteallik açıklamalar ile beşerî ve sosyal bilimlerdeki nedensel açıklamalar arasındaki ilişki hakkında süregelen tartışmalar bulunmaktadır.

Madde kavramı, pek çok sorun ortaya koymaktadır. Madde derken toprak, kaya, tahta gibi maddi olan şeyleri kast edebiliriz. Aynı madde, bir tahta parçası pek çok farklı amaca hizmet edebilir (sandalye ayağı, balta sapı, vb.). Marangozun tasarısı doğrultusunda aynı madde farklı biçimler alabilir. Fakat aynı zamanda sandalyenin iki ayağını bir ağaca benzer şekilde tahayyül edebiliriz. İkisi de aynı forma sahiptir. Formlar ya da nitelikler evrenseldir. İğnelerin seri üretiminde bütün ürünler gözümüze aynı görünür. Tümünün nitelikleri (şekil, büyüklük, renk, vb.) aynıdır. Ancak farklı ünitelerdir - hepsi aynı iğne değildir - çünkü her birinin kendi maddesi vardır. Bu, onları tikel şeyler kılar ve hepsini aynı şey yapmaz. Bu, her birinin ayrı maddeler olmasındandır ve bundandır ki mekansal konumlarda farklı yerlerde bulunabilirler; mesela, yan yana olabilirler ancak iğneler hiç bir zaman uzaydaki aynı konumu paylaşmayacaktır. Bu anlamda madde, bireyleştiren şeydir, bir şeyi tikel bir şey yapan unsurdur. Bu bağlamda madde (materia secundd) bireyleşme ilkesi olarak görülür. Fakat şe­killenmeden önce madde nedir? Forma sahip olmayan bir şey hakkında düşün­memiz ve konuşmamız mümkün mu? Bu yönüyle madde (materia prima) problematik bir kavramdır. Ayrıca Aristocu gelenek içinde madde, genelde dişil olanla, form veya forma dair olan ise eril olanla birleştirilir.

Zanaatkarların dünyasından bir örnek sunmak suretiyle burada dört nede­ni (ya da ilkeyi) göstermiş bulunuyoruz. Bu, Aristo'nun düşüncesinde kaim bir husustur. Aristo'nun tefekkürleri sıklıkla çeşitli zanaat ürünleri içinde buluna­bilecek yaratıcı süreçlere dayanmaktadır. Ancak 0, aynı zamanda, biyolojiyi de referans noktası olarak kullanır. Dört neden, ilke olarak her şeye uygulanır. Kendi kendilerini yaşam boyu yenileyen organizmalara gelince- güller ve kedi­ler gibi- diyebiliriz ki etken neden ve ereksel neden bir anlamda bu organizma­ların bizatihi kendi içinde bulunmaktadır. Amaç ve hareket kuvvetini, çömlek­çi gibi dışardan bir vasıta sayesinde değil, kendi içlerinde taşırlar. İşte burada doğa ve insanoğlunun ürünü (kültür) arasında bir ayrım yapıyoruz. İnsan ürünü şeylerin aksine doğal şeyler, dört ilkenin tamamın» kendi içinde taşırlar. Fakat doğada bulunan her şey de, organizmalar ya da insan ürünü nesneler değildir. Kaya ve su gibi cansız ama doğal şeyler, ne büyüme ne de insani amaçlar ya da biçimsel müdahale tarafından belirlenmektedir. Burada ereksel neden hak­kında konuşmak, daha problematik bir hal alıyor.


(Genbilim)


 
 
 



 
PageRankhttp://ibrahimkazan.tr.gg

Konferans & Seminer


7.KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI FELSEFE GÜNLERİ.

MAKALELER
Marx 'ın yabancılaşma teorisinin kavramsal yapısı

Frankfurt okulunun doğa ve toplum ilişkisine yaklaşımı

Felsefenin biraysel sorunlara uygulanışı üzerine

Bir Politik Hayvan Olarak İnsan

Son Eklenen Yazılar
DEĞİŞMENİN KAÇINILMAZLIĞI

EĞİTİM VE TOPLUM

FELSEFENİN BİREYSEL SORUNLARA UYGULANIŞI ÜZERİNE

BİLİM VE FELSEFE BAĞLAMINDA PSİKOLOJİ

Baharin iki Yüzü
Firefox

 

firefox

Siteyi daha iyi görüntüleyebilmek için Firefox tarayıcı kullanmanızı öneririz.

www.firefox.com

Template by

Free Blogger Templates

BLOGGER