psikoloji nedir


BİLGE FELSEFECİ Felsefe, psikoloji, Sosyoloji, Mitoloji



KATEGORİLER
Felsefe
Psikoloji
Sosyoloji
Mitoloji
Antropoloji
Edebiyat
Tarih
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR)
Genel-Kültür
Bilimler
Makaleler
Kitap Özetleri
Konferanslar
Sözlükler
Kitap & Kaynaklar
Forum
Sizden gelenler
Linkler
Hakkında
iletişim
PAYLAŞIM DERGİSİ

İncelemek için tıklayın
REKLAM
BİZE ULAŞIN

Web'te Türkçe

e-mail
bilgefelsefeci@gmail.com
PSİKOLOJİ NEDİR?

Psikiatri ve psikoloji tanımları  halk tarafından eşit anlamlarda kullanılmakla birlikte ,birbirinden oldukça farklıdırlar.Psikiatristler:tıp fakültesi sonrası uzmanlık alanı olarak psikiatriyi seçenler,psikologlar ise sosyal bilimlerden tercihini psikoloji eğitimi üzerine yapanlardır.Hastalık tedavisinde rolleri sınırlıdır,ilaç verme yetkileri  bulunmamaktadır.
Psikoloji bu konumu ile  daha çok destek veren birimdir.

Psikoloji  : İnsan ve hayvan davranışlarıyla ve bilişsel süreçleriyle ilgilenir, 125 yıllık bir tarihi vardır. Dili iyi kullanma, araştırma, istatistiksel analiz ve empati (karşısındaki ile özdeşleşme)gibi bazı özel beceri ve yetenekleri gerektirir.

Psikologlar iki önemli ilişki üzerinde çalışırlar: ilki, beyin ve davranış, ikincisi ise çevre ve davranış ilişkisidir. Psikologlar hem araştırmacı olarak gözlem, deney ve analiz gibi bilimsel yöntemleri izlemek hem de bilimsel bulguları uygulamak için yaratıcı olmak durumundadırlar. Psikologlar araştırma yaparak geliştirdikleri kuramları sınarlar ve araştırmalar sonucu ortaya çıkan yeni bilgileri uygulama alanında çalışanların kullanımına sunarlar. Ayrıca, bireylerin ve toplumların değişen gereksinimlerini karşılamak amacıyla yeni yaklaşımlar geliştirirler.

Psikoloji oldukça geniş bir alandır. Psikologlar temel ve uygulamalı alanlarda araştırma yaparlar, toplumdaki örgütlere ve diğer kurumlara danışmanlık hizmeti verirler, bireylere tanı koyar , lise ve üniversitelerde psikoloji öğretirler, çeşitli testler kullanarak zekayı ve kişiliği ölçerler, davranışları ve bilişsel işlevleri değerlendirip gerekli durumlarda yardımcı olurlar. Bireylerin hem birbirleri ile hem de makineler ile nasıl ilişki içine girdiklerini araştırıp, bu ilişkileri iyileştirmeye çalışırlar.

Psikologlar bazı işlerde bağımsız olarak çalışırken diğerlerinde doktor, hukukçu, okul personeli, bilgisayar uzmanı, mühendis, yasa koyucu, polis, asker ve yöneticiler ile takım halinde çalışarak toplumun her alanına katkıda bulunurlar. Bu yüzden psikologları, laboratuvarlarda, hastanelerde, adliyede, okullarda, üniversitelerde halk sağlığı merkezlerinde, kitle iletişiminde, hapishanelerde ve pek çok başka işyerinde görebilirsiniz. Örneğin stresi yenip performansı artırmaya yönelik programlarda yönetici veya sporcularla birlikte çalışırlar. Adli kararlar için hukukçulara gerekli bilgi ve önerileri sağlarlar. Okul reformunda eğitimcilerle, psikiyatri kliniklerinde psikiyatrist ve sosyal çalışmacılarla, pediatri, onkoloji ve nöroloji gibi kliniklerde de uzman doktorlarla birlikte çalışırlar. Uçak kazası ya da bombalama gibi bir felaketin hemen ardından ortaya çıkan şok sürecinde kaza kurbanlarına yardımcı olurlar. Hukuk ve halk sağlığı alanlarında çalışanlarla birlikte takım halinde çalışarak bu tür olayların nedenlerini analiz ederler ve tekrarlanmasını önlemek için yollar bulmaya çalışırlar. Psikolojide çalışma alanlarının hem sayısı hem de etkinliği gün geçtikçe artmaktadır. ABD�de yapılan bir öngörüye göre psikoloji, 2005 yılına kadar en hızlı gelişen üçüncü alan olacak ve bir kaç 10 yıl içinde de bu gelişme sürecektir. Toplumdaki sorunların çoğunluğunun insan davranışıyla ilişkili olduğu düşünülürse psikolojinin çok fazla sayıda çalışma alanı olduğunu görmek şaşırtıcı olmayacaktır. Örneğin uyuşturucu kullanımı, kişisel ilişkilerdeki güçlükler, sokakta ve evde şiddet, kendi sağlığımıza ve çevremize zarar veren davranışlarımız gibi bireysel ve toplumsal sorunlar, psikologların ilgilendikleri sorunlar arasındadır. Psikologlar, bilimsel yöntemle bilgi toplama, bilgiyi analiz etme, önleme ve müdahale stratejileri geliştirme gibi yollarla sorunların çözümüne katkıda bulunurlar. Örneğin, psikologlar, yaşlıların sayısının hızla arttığı dünyamızda evleri ve işyerlerini bu grup için daha uygun hale getirmek üzere araştırma ve uygulama yapmaktadırlar. Elektronik alanında yaşanan devrim, kullanıcı dostu teknoloji ve eğitim gerektirmekte ve psikologlar bu konuda mühendislerle birlikte çalışmaktadırlar. Günümüzde sayıları gittikçe artan çalışan kadınlar işverenden aile gereksinimlerine uygun bir işyeri yapılanması talep etmekte ve psikologlar da gereksinim duyulan değişmeler konusunda işverenlere yardımcı olmaktadırlar. Büyük toplumsal değişimlerin yaşandığı ve farklı kültürleri içeren ülkelerde toplumsal değişimin birey üzerindeki etkilerini ve kültürel farklılıkları anlamada kullanılacak önemli bilgi ve becerileri ortaya koymaktadırlar. Bunların yanı sıra öğrenme ve bellek konularındaki araştırmalarda kaydedilen gelişmeler ile beden ve ruh sağlığının içiçeliği Psikoloji bilimini her zamankinden daha ilginç bir hale getirmektedir.

Psikologların çoğu,işlerini severler; çünkü, sağlık ocaklarında doktorlarla birlikte çalışmaktan bilgisayar kullanmaya kadar uzanan geniş bir yelpaze içinde çalışıyor olmak heyecan vericidir. Bunun da ötesinde psikologlar kendilerini bireylerin günlük yaşamlarındaki iniş-çıkışlarla başedebilmelerine yardımcı olmaya çalışmaktadırlar.Psikolojiyi öğrenmek ve bilmek pek çok diğer meslek dalları için de önemli bir avantajdır. Örneğin, işverenlerin çoğu psikoloji derslerinin kazandırdığı bilgi toplama , analiz etme, yorumlama, istatistik ve deneysel desen kurma gibi becerilere ilgi duymaktadırlar.

Kaynak: http://www.genetikbilimi.com/genbilim/psikolojinedir.htm

 

Psykhe=ruh ve logos=bilgi kelimelerinin birleştirilmesi ile türetilmiş bir sözcüktür, insan ruhunun, özünü, değişik durumlarını inceleyen, duyum, coşku ve düşünme gibi olguların kurallarını bulmaya çalışan bilim dalıdır.

Psikolojik sözcüğü ilk olarak Alman filozofu Wolff (1676-1754) tarafından kullanıldıktan sonra önem kazanmıştır. 1879 yılında Alman bilim adamlarından Wundt, Leipzig Üniversitesinde ilk psikoloji laboratuarını kurdu. 1885 yılında da Amerika'da ilk psikoloji laboratuarı kuruldu. Önceleri psikoloji ile uğraşan bilim adamları insanın düşünce ve duygularını açıklamak için yaptıkları çalışmalarda «ruh»u bu çalışmalarının temeli olarak benimsiyorlardı. Günümüzde bu temelin hiç bir bilimsel yanı olmadığı ortaya çıkarılmıştır. Ruh nesnesiz, soyut bir kavramdır. Oysa ki, modern psikoloji ruh hallerinin, bilinç görevleri denilen işlemlerin maddi, somut temellerine dayandığını ortaya çıkarmıştır.

Psikoloji bilinç durumlarının incelenmesidir. Herkes üzülme, sevinme ve düş kurma gibi ve bunlara benzer olayların kendisinde bulunduğunu hisseder ve başkalarında da bu olayların meydana gelip gelmediğini ancak bu insanların dışa vurduğu belirtilerden anlar. Bunlara psikolojik olaylar denir. Psikoloji dıştan tepkiler ve davranışların çözümlenmesi ile incelenir.

Psikolojik olayların başlıca özellikleri insanın bunları kendi kendine anlayabilmesi ve belirtileriyle ölçebilmesidir. Psikolojik olayların incelenmesinde başlıca iki metot kullanılır:

� İçe bakış metodu.

� Objektif metot.

1� İçe bakış metodunun gerçekleştirilmesi çok güçtür. Çünkü elde edilen sonuçlar ancak tek bir insanda meydana gelen ruh olaylarını gösterir. Bu metoda yardımcı olarak anket metodu kullanılır ve tek tek insanda görülen sonuçlar birleştirilip genelleştirilerek tüm insanlara mal edilir.

2� Objektif metot ise çeşitlidir. Bu çeşitleri şöyle sıralanabilir: Fizyoloji metodu, Psikopatoloji metodu, psikanaliz metodu, karşılaştırmalı metot, toplumları inceleme metodu, psiko-fizyolojik ve psikolojik laboratuar ve test metotları.

Kayna: http://www.psikolojisayfam.com/genel/psikoloji-nedir.html

 

İnsan ve hayvan davranışlarıyla ve bilişsel süreçleriyle ilgilenen psikoloji biliminin 125 yıllık bir tarihi vardır. Bu genç yaşına rağmen psikoloji, biyolojiden sosyolojiye kadar uzanan oldukça geniş kapsamlı bir alandır.
Psikoloji insan ve hayvan davranışlarını ve bu davranışlarla ilintili psikolojik, sosyal ve biyolojik süreçleri inceleyen bir alandır. Bir meslek olarak ise psikoloji, psikoloji bilgilerinin insan sorunlarını çözmek için kullanılmasıdır. Bu bilginin kullanılması psikolojinin alt alanlarına göre değişmekle birlikte dili iyi kullanma, araştırma, istatistiksel analiz ve empati gibi bazı özel beceri ve yetenekleri gerektirir.
Psikologlar iki önemli ilişki üzerinde çalışırlar: ilki; beyin ve davranış, ikincisi; çevre ve davranış ilişkisidir.
Psikologlar hem araştırmacı olarak gözlem, deney ve analiz gibi bilimsel yöntemleri izlemek hem de bilimsel bulguları uygulamak için yaratıcı olmak durumundadırlar. Psikologlar araştırma yaparak geliştirdikleri kuramları sınarlar ve araştırmalar sonucu ortaya çıkan yeni bilgileri uygulama alanında çalışanların kullanımına sunarlar. Ayrıca, bireylerin ve toplumların değişen gereksinimlerini karşılamak amacıyla yeni yaklaşımlar geliştirirler.
Psikoloji oldukça geniş bir alandır. Psikologlar temel ve uygulamalı alanlarda araştırma yaparlar, toplumdaki örgütlere ve diğer kurumlara danışmanlık hizmeti verirler, bireylere tanı koyar ve tedavi ederler, lise ve üniversitelerde psikoloji öğretirler, çeşitli testler kullanarak zekayı ve kişiliği ölçerler, davranışları ve bilişsel işlevleri değerlendirip gerekli durumlarda yardımcı olurlar. Bireylerin hem birbirleri ile hem de makineler ile nasıl ilişki içine girdiklerini araştırıp, bu ilişkileri iyileştirmeye çalışırlar.
Psikologlar bazı işlerde bağımsız olarak çalışırken diğerlerinde doktor, hukukçu, okul personeli, bilgi işlem uzmanı, mühendis, yasa koyucu, polis, asker ve yöneticiler ile takım halinde çalışarak toplumun her alanına katkıda bulunurlar. Bu yüzden psikologları laboratuvarlarda, hastanelerde, adliyede, okullarda, üniversitelerde halk sağlığı merkezlerinde, kitle iletişiminde, hapishanelerde ve pek çok başka işyerinde görebilirsiniz. Örneğin stresi yenip performansı artırmaya yönelik programlarda yönetici veya sporcularla birlikte çalışırlar.
Adli kararlar için hukukçulara gerekli bilgi ve önerileri sağlarlar. Okul reformunda eğitimcilerle, psikiyatri kliniklerinde psikiyatrist ve sosyal çalışmacılarla, pediatri, onkoloji ve nöroloji gibi kliniklerde de uzman doktorlarla birlikte çalışırlar. Uçak kazası ya da bombalama gibi bir felaketin hemen ardından ortaya çıkan şok sürecinde kaza kurbanlarına yardımcı olurlar. Hukuk ve halk sağlığı alanlarında çalışanlarla birlikte takım halinde çalışarak bu tür olayların nedenlerini analiz ederler ve tekrarlanmasını önlemek için yollar bulmaya çalışırlar.
Psikolojide çalışma alanlarının hem sayısı hem de etkinliği gün geçtikçe artmaktadır. ABD�de yapılan bir öngörüye göre psikoloji, 2005 yılına kadar en hızlı gelişen üçüncü alan olacak ve bir kaç 10 yıl içinde de bu gelişme sürecektir.
Toplumdaki sorunların çoğunluğunun insan davranışıyla ilişkili olduğu düşünülürse psikolojinin çok fazla sayıda çalışma alanı olduğunu görmek şaşırtıcı olmayacaktır. Örneğin uyuşturucu kullanımı, kişisel ilişkilerdeki güçlükler, sokakta ve evde şiddet, kendi sağlığımıza ve çevremize zarar veren davranışlarımız gibi bireysel ve toplumsal sorunlar, psikologların ilgilendikleri sorunlar arasındadır. Psikologlar, bilimsel yöntemle bilgi toplama, bilgiyi analiz etme, önleme ve müdahale stratejileri geliştirme gibi yollarla sorunların çözümüne katkıda bulunurlar. Örneğin psikologlar, yaşlıların sayısının hızla arttığı dünyamızda evleri ve işyerlerini bu grup için daha uygun hale getirmek üzere araştırma ve uygulama yapmaktadırlar.
Elektronik alanında yaşanan devrim, kullanıcı dostu teknoloji ve eğitim gerektirmekte ve psikologlar bu konuda mühendislerle birlikte çalışmaktadırlar. Günümüzde sayıları gittikçe artan çalışan kadınlar işverenden aile gereksinimlerine uygun bir işyeri yapılanması talep etmekte ve psikologlar da gereksinim duyulan değişmeler konusunda işverenlere yardımcı olmaktadırlar.

Büyük toplumsal değişimlerin yaşandığı ve farklı kültürleri içeren ülkelerde toplumsal değişimin birey üzerindeki etkilerini ve kültürel farklılıkları anlamada kullanılacak önemli bilgi ve becerileri ortaya koymaktadırlar. Bunların yanı sıra öğrenme ve bellek konularındaki araştırmalarda kaydedilen gelişmeler ile beden ve ruh sağlığının içiçeliği Psikoloji bilimini her zamankinden daha ilginç bir hale getirmektedir. Örneğin, hatırlamanın pasif bir süreç olmadığı, bireylerin belleklerindeki geçmiş bir olaya ait bölük-pörçük bilgileri, kendi yorumlarıyla birleştirip aktif olarak yeniden yapılandırdıkları dolayısıyla da tanık ifadelerine tam olarak güvenmenin doğru olmadığı anlaşılmıştır. Beden ve ruh sağlığının içiçeliğine en iyi örnek ise, aşırı yarışmacı, sabırsız, telaşlı, aynı anda birden fazla işi yapmaya çalışan ve diğer insanlara karşı olumsuz inanç ve davranış içinde olan A tipi kişilik özelliğinin, ani kalp krizlerinin en önemli yordayıcısı olmasıdır.

Psikologların çoğu işlerini severler; çünkü, sağlık ocaklarında doktorlarla birlikte çalışmaktan bilgisayar kullanmaya kadar uzanan geniş bir yelpaze içinde çalışıyor olmak heyecan vericidir. Bunun da ötesinde psikologlar kendilerini bireylerin günlük yaşamlarındaki iniş-çıkışlarla başedebilmelerine yardımcı olmaya adamışlardır. Psikolojiyi öğrenmek ve bilmek pek çok diğer meslek dalları için de önemli bir avantajdır. Örneğin, işverenlerin çoğu psikoloji derslerinin kazandırdığı bilgi toplama, analiz etme, yorumlama, istatistik ve deneysel desen kurma gibi becerilere ilgi duymaktadırlar.

Kaynak:  http://www.psikolojikdanisma.net/psikoloji_nedir.htm

TANIMI VE BİLİM OLARAK PSİKOLOJİNİN DOĞUŞU

 

PSİKO + LOJİ = PSİKOLOJİ

(psyche) (logos)

Psikolojiye dair ilk izler başta Aristo olmak üzere eski Yunan filozoflarının yaşamın doğası'na dair bıraktıkları yazılara dayanıyor.

Aristo'nun psyche yani psiko kavramıyla hayatın özüne gönderme yapmasından sonra terim Yunanca'ya zihin anlamında kazandırılıyor. Psikoloji kavramı ise, işte bu psiko terimiyle, Yunanca'da bilim anlamına gelen loji teriminin birleşimiyle ortaya çıkıyor. Yani ZİHİN BİLİM!

GÜNÜMÜZDE PSİKOLOJİ

Bugünse, psikoloji davranış ve zihinsel işleyişlerin bilimi olarak tanımlanıyor. Öyleyse, bu tanımdan da anlaşılabileceği üzere psikoloji tanımında üç anahtarımız var:

1.) bilim

2.) davranış

3.) zihinsel işleyişler

DAVRANIŞ NEDİR?

Davranış, bir kişinin dışarıdaki diğer insanlarca da doğrudan doğruya gözlemlenebilecek tüm eylemlerini tanımlıyor.

Örneğin;

*Yürümesi

*Konuşması

*Yüz ifadeleri

ZİHİNSEL İŞLEYİŞLER NEDİR?

Zihinsel işleyişlerse, diğerlerince doğrudan doğruya gözlemlenemeyecek kişiye özel düşünce, duygu, hırs ve güdüleri kapsıyor.

Zihinsel işleyişler kişiye özel ve diğerlerince gözlemlenemez olduklarından, psikologların izledikleri bir yol da kişinin topluluk içindeki davranışlarını gözlemleyerek, onun zihinsel işleyişleri hakkında yorumlarda bulunmak oluyor.

 

PSİKOLOJİNİN BİR BİLİM DALI OLARAK ORTAYA ÇIKIŞI

Psikolojinin, ayrı bir bilim dalı olarak ortaya çıkışı, Wilhelm Wundt'un Almanya'da, 1879 yılında ilk psikoloji laboratuarını kurmasıyla gerçekleşiyor.

Ancak tabii ki psikoloji biliminin ilk yıllarında ona yaşam veren ve oldukça büyük katkılarda bulunan pek çok psikoloğu da es geçmemek gerek!

Psikoloji biliminin en önemli sorusunun ne olduğunu soracak olursanız, her birinin vereceği yanıt farklı olacaktır.

BİLİNÇLİ DENEYİMİN DOĞASI

1.) Yapısalcılık (W.Wundt & E. Titchener)

Hayatımızda deneyimlediğimiz herşey, onu meydana getiren küçük, temel öğelerden oluşur.

Örneğin; bir elma dışarıdan bakıldığında yalnızca bir elma gibi görünüyor olabilir!

Peki ağzınıza alıp onu tatmanızı istesem?

* tatlı

* belki biraz mayhoş

* sulu

İşte zihnimizin yapısını anlayabilmemiz için de böylesi bir analize ihtiyacımız var, yapısalcıların adını koydukları bu yöntem: iç gözlem!

2.) Geştalt psikolojisi (M. Wertheimer)

Farkındalığın doğası, yapısalcı bakış açısıyla yorumlanmamalıdır. Çünkü insan bilinci bir bütündür ve parçalara ayrılamaz.

Bütün, onu oluşturan parçalardan farklıdır!Örneğin yandaki çizgilerin organizasyonuna baktığımızda, çizgilerin değişmediğini ancak farklı anlamlar ifade ettiklerini görüyoruz. (Birbirine bakan iki yüz ya da vazo)

BİLİNÇLİ DENEYİMİN İŞLEVLERİ

Birçok erken dönem psikolog bilinçli deneyimin doğasını tartışıyorken, bir grup psikologsa bilinçli deneyimlerimizin işlevlerinin neler olabileceğine dair çalışmalar yapıyorlardı.

İşlevselcilik (W.James)

 

19.yy.da ortaya çıkan bu ekol, bilinç durumumuzun yararlı işlevlerine vurgu yapıyor.

Yararlı işlevlerden bahsediyorsak, akla ilk gelen tabii ki evrim! İşlevselciliğin odaklandığı konularsa:

* bilinç farkındalığı

* istemli eylemler (özgür irade)

* alışkanlıklar

* duygular

William James'in Akıntı Metaforu

"su molekülleri"

İşlevselcilik ekolünün kurucusu William James insan zihnini bir akıntıya benzetiyor:

"Eğer ki yapısalcılar gibi akıntının içindeki su zerreciklerine odaklanırsanız, bütünün güzelliğini tamamıyla kaybedersiniz! Yalnızca su moleküllerini inceleyerek balıklara barınak sağlayan dinamikleri nasıl anlayabilirsiniz, söyler misiniz?" İşte zihni anlamak da, zihnin yapısını anlamaktan daha farklı anlamlara geliyor. Önemli olan zihnin işlevleri.

Günümüz Bilişsel Psikolojisi

Günümüzde psikologlar zihnin işlevlerinden değil de, zihinsel işleyişlerden bahsediyorlar.

Biliş, içine algı, inanç, düşünce, hatırlama, bilme, karar verme ve bunun gibi pek çok kavramı alan tüm zihinsel işleyişleri kapsıyor.

Günümüz bilişsel psikolojisini ise içine Geştalt psikolojisi ve yapısalcılığın da bir miktar katıldığı modern bir işlevselcilik olarak

tanımlayabiliriz.

PSİKOMETRİK

Psikometrik Çalışma Nedir?

1890 yılında Paris Eğitim Bakanlığı'nın karşılaştığı bir sorun, A.Binet ve arkadaşlarını, tarihteki ilk zeka testinin temellerini atmaya itti. Bakanlık, zeka seviyesi farklı çocuklara farklı bir eğitim programı sunmayı amaçlıyordu.

Kaynak: http://www.donusumkonagi.net/makale.asp?id=2173&baslik=psikoloji_nedir__1

  
                                         
 

 
 
 
 



PageRank http://ibrahimkazan.tr.gg
Konferans & Seminer

MAKALELER
Marx 'ın yabancılaşma teorisinin kavramsal yapısı

Frankfurt okulunun doğa ve toplum ilişkisine yaklaşımı

Felsefenin biraysel sorunlara uygulanışı üzerine

Bir Politik Hayvan Olarak İnsan

Son Eklenen Yazılar
DEĞİŞMENİN KAÇINILMAZLIĞI

EĞİTİM VE TOPLUM

FELSEFENİN BİREYSEL SORUNLARA UYGULANIŞI ÜZERİNE

BİLİM VE FELSEFE BAĞLAMINDA PSİKOLOJİ
Firefox

 

firefox

Siteyi daha iyi görüntüleyebilmek için Firefox tarayıcı kullanmanızı öneririz.

www.firefox.com

Template by

Free Blogger Templates

BLOGGER