Protagoras diyalogu ozet


BİLGE FELSEFECİ www.bilgefelsefeci.tr.gg



KATEGORİLER
Felsefe
Psikoloji
Sosyoloji
Mitoloji
Antropoloji
Edebiyat
Tarih
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR)
Genel-Kültür
Bilimler
Makaleler
Kitap Özetleri
Konferanslar
Sözlükler
Kitap & Kaynaklar
Forum
Sizden gelenler
Linkler
Hakkında
iletişim
PAYLAŞIM DERGİSİ

İncelemek için tıklayın
REKLAM
BİZE ULAŞIN

Web'te Türkçe

e-mail
bilgefelsefeci@gmail.com
KİTAP öZETLERİ                                    
PLATON - PROTAGORAS DİYALOĞU

    Alkibiades ‘in yanından geldiğini sanan sokratesin ‘in arkadaşı sokratese nerden geldiğini sorması üzere Sokrates ise alkibiades ‘in yanından geldiğini ama alkibiades ile hiç ilgilenmediğini söylmesi üzerine arkadaşı onun atinada ondan daha güzel birine rastlanılamayacağını söyler. Sokrates Atinalı olmayan ve ondan daha güzeline rastladım demesiyle arkadaşı buna şaşırır. Sokrates bu adamın bir bilge olduğunu ve hiçbir bilgenin protagoras ile boy ölçüşemediğini söyler.sokrates protagoras2ın yanından geldiğini ve üç gündür onunla uzun görüştüğünü söyler. Sokrates ‘in arkadaşı, ne görüştüğünü Sokrates ten anlatmasını ister.

Apollondros’un oğlu ve phason’un kardeşi hippokrates gece geç saatlerde sokrates’in evine giderek protagorasın geldiğini telaşlı bir şekilde sokrates’e haber verir. Hippokratesi böyle gören Sokrates, protagoras’tan şikayetçi olduğunu düşünür.hppokrates, protagorasın bilgisinden bir an önce faydalanmasını ister ve bu yolda gerek kendi parasını gereksede arkadaşlarının parasını vermeye hazır olduğunu söyler. Sokrates erken olduğunu bahane ederek hippokrates’in bu konuda neler düşündüğünü öğrenmek ister. Sokrates “Derslerine karşılık para vereceğin protagoras kimdir ve ondan ne diliyorsun “sorusuna tam olarak cevap veremeyen hiippokeratese kim olduğunu yani tam olarak bilmediğin birine ruhunu teslim ediyorsun bununda tehlikeli olabileceğini söyler.hppokratesin amacı ise devlet işlerinde bilgili olmak ve protagoras’ın bu bilgiyi kendisine vereceğini düşünmesiyle onun yanına gitmek istediğini söyler.oysa Sokrates, ruhunu ona teslim etmeden önce adamı dinlenmesini ve ondan sonra düşünüp büyükler ile görüşülmesi gerektiğini söyler.

Böylece karalaştırdıktan sonra yola koyulan Sokrates ve hippokrates, protagoras’ın kaldığı evin kapısına gelinceye kadar bir konu hakkında çekişirler. İçeri girdiklerinde protagorasın etrafınde gerek bilge olmak için gereksede sofistlik sanatını öğrenen kişiler vardı. Protagoras yüksekçe bir yerden kendisine yöneltilen soruları cevaplamaya çalışıyordu. Protagoras’a senden ders aldığında neler öğreneceğini sorar Sokrates. Protagoras,ondan ders aldığın günden sonra hergününü dha iyi olcağını sorar ama soktrates böle bir şeyin normal karşılanacak bir durm olduğunu ve her şeyi öğrenikten sonraki her günün gün geçtikçe daha iyi olacağını söyler.hangi yolda ilerleyeceğini merak eden Sokrates, sorduğu sorulardan dolayı Protagoras’ın hoşuna gider.develet sanatını öğretilemeyeceğini savunan Sokrates bu fikrin “üzerinde münakaşa edilen işlerde, meslekte yetişmiş birilerin fikrine başvuruluduğunu ve bunun dışındakiler fikirlerini söylediklerinde alay konusu olabileceğin, devletin genel menfaatlerinde ise her kesimden halk tabakasının söz söyledikleri” düşüncesinden geldiğini söyler.sokrates Bundn dolayı Protagoras’ın bilgili olduğunu ve bu konuyu ondan öğrenmesini ister. Erdemin Atinalılara öğretilebileceğini bir masalla anlatan Protagoras,daha sonra bunu ispat yoluylada açıklar ve gerçekten erdemin öğretilmesine çocuklukta başlanır ve bu bütün ömür boyunca devam eder. Kendisinin de erdemi öğreten biri olarak görür, başkalarını erdemli yetişmelerine, herkesten çok yardımının dokunacağını, onun içinde istediği ücreti hakkettiğini söylüyor. Sokrates erdemin öğretilir bir şey olduğunu söyleyen Protagoras ‘a erdemin öğretilebilir bir şey olduğunu anlatırken kafasını kurcalayan bir soru olduğunu, bu soruya da ancak Protagoras gibi bilgili biri cevap verebileceğini söylüyor. Sokrates, Protagoras’ a sorar; “Zeus’ un insanlara edebi ve doğruluğu gönderdiğini, sonrada sözlerin arasında doğruluk, ölçü, dinlilik gibi şeylerin bir bütün teşkil ettiklerini, bu bütüne de erdem dendiğini söylemiştin. Şimdi senden daha açık olarak şunu anlamak istiyorum: Erdem bir bütündür de doğruluk, ölçü, dinlilik bu bütünün bölümleri midir, yoksa bu saydığım erdemler bir tek bütüne verilen başka başka adlar mıdır?” sorusu üzerine kolay bir soru olduğunu söyler ve erdem birdir, sorulan çeşitli erdemler de bölümleridir yanıtını verir. Sokrates ise kendisine yüzün bütününe göre bölümleri gibi geliyor der ve Sokrates, Protagoras’ a sorular sorarak birlikte yanıtını bulmaya çalışırlar. Sokrates bilgeliğin de cesaretin de erdemin parçalarından sayıldığı, bu bölümlerin her birinin birbirinden başka olduğunu bundan dolayı da hiçbir bölüm yoktur ki bunlardan birine benzemiş olsunu bundan dolayı da her birinin ne olduğunu bulabilmek için araştırmaya başlarlar. Önce doğruluktan başlamasını ister Sokrates, doğruluğun gerçek bir şey olduğunu, doğru bir şey olduğunu ve doğru bir şey olduğu sonucu ortaya çıkarıyorlar. daha sonra dinlilik, dindarlık, ölçülülük gibi bölümlerinin yüzün bölümleri gibi her biri bir başkadır ama bir yüzün bölümleridir sonucu ortaya çıkıyor. Sokrates sorduğu sorulardan dolayı tartışmaya istedi gibi yönetmesinden öfkelenen Protagoras, tartışmayı kendi tarafına çekmeye çalışınca Sokrates tartışmadan çekilmek ister. Yanındakilerin ısrarlarıyla tartışmaya Sokrates’ in istediği gibi devam edilmesine karar veriliyor. Tartışma kaldığı yerden devam ediyor. Protagoras, görüşünün üstünlüğü ortaya koymak ve bu tartışmadan üstün çıkması için Simonides’ in şiirinden şu bölümünü açıklar;

Şüphesiz, eli ayağı, kafası düzgün, lekesiz

Gerçekten iyi bir adam olmak güçtür.

Şiirin birbirini tutmadığını yani iyi adam olmak güçtür ve birkaç mısra sonra bunu pittasos söylediği için onu doğru bulmuyor.

Gerçi bir bilgenin ağzından çıkmıştır

Ama iyi olmuş olmak güçtür diyen

Pittakos’un sözünü de doğru bulmuyorum.

Böylece kendi söylediği şeyi bir başkası tekrarlayınca onu ayıpladı mı kendi kendini ayıplamış, ya birinci ya ikinci parçada da yanılmış olur. Orada bulunanlar da Protagoras’ı alkışladılar ve ona katıldılar. Bunu yumruk gibi yiyin Sokrates şairin söylediğini düşünmeye başlamış ve Prodikos’ tan yardım ister.bu arada şairin söylediğini düşünen Sokrates, Simonides’ in söylediği “olmak “ile “olmuş olmak”ın manalarının bir olduğuna karar verdi.daha sonra Pittakos’ un söylediği ‘iyi olmak’ değil ‘iyi olmuş olmak’ ın güç olduğunu söylüyor, Simonides birbirini tutmaz sözler söylemediğini belirtiyor. Protagoras buna da itiraz ediyor ve Sokrates bunu üzerine “erdemi tutmanın ne kadar güç bir şey olduğunu herkes bilir, dediğin gibi şair erdemi tutmanın kolay olduğunu söylemek isteseydi tam bir cahil olurdu” bu bilgiyi bu işte epey bilgisi olan Prodikos’tan öğrendiğini söylüyor.düşüncesinin haklılığını kanıtlamak için daha sonraki Simonides’in mısrasında ortaya çıkarıyor. “Bu üstünlük ancak tanrıya vergidir” İyi olmak tanrıdan geldiğini bundan dolayı da bir erdem olduğunu ve kötü olanın kötü olanın kötü olması mümkün değil zaten o kötüdür kötü olmak için önce iyi olmak gerekir. İşte şiirin bu kısmında ‘iyi adam olmuş olmak’ ve hep bu halde kalmış olmak mümkün değil ama, arada bir iyi olmak sonra kötü olmak iddiasını güder.

Sokrates, şiir üzerindeki konuşmaların bayağı ve cahillerin ziyafetlerini hatırlattığını söyler ve tartışmaya baştan başlayarak yeniden ele alıyorlar. Protagoras erdemin başka başka bölümlerini olduğunu bunlardan dördü birbirine benzese de hiç olmazsa cesurluk bunlardan başkadır demesiyle Sokrates ile birlikte sorguladıktan sonra cesaretin de erdemin diğer bölümleriyle bir olduğu ortaya çıkıyor.

Diyalog sonunda erdemin öğretilebileceğini savunan ve herkesin bilgisine güvendiği Protagoras, Sokrates ile birlikte yaptıkları incelemeler sonunda aslında savunduğu gibi çıkmadığı anlaşılmıştır. Sokrates nu diyalog birşey bilmediğini ortaya koyarak tartışmaya başlıyor. Daha sonra tersine bildiğini ortaya çıkarıyor .

KAYNAKÇA:

PLATON;Protagoras,çev.Nurattin Şazi KÖZEMİHAL,İstanbul,sosyal yayınları,2001

ÖZET:Veysel CİHANGİR ,MERSİN UNİVERSİTESİ,2008
  
                                         
 

 
 
 
 



PageRank http://ibrahimkazan.tr.gg
Konferans & Seminer


IX.FELSEFE ÖĞRENCİLERİ KONGRESİ (TÜFÖB)

MAKALELER
Marx 'ın yabancılaşma teorisinin kavramsal yapısı

Frankfurt okulunun doğa ve toplum ilişkisine yaklaşımı

Felsefenin biraysel sorunlara uygulanışı üzerine

Bir Politik Hayvan Olarak İnsan

Son Eklenen Yazılar
DEĞİŞMENİN KAÇINILMAZLIĞI

EĞİTİM VE TOPLUM

FELSEFENİN BİREYSEL SORUNLARA UYGULANIŞI ÜZERİNE

BİLİM VE FELSEFE BAĞLAMINDA PSİKOLOJİ
Firefox

 

firefox

Siteyi daha iyi görüntüleyebilmek için Firefox tarayıcı kullanmanızı öneririz.

www.firefox.com

Template by

Free Blogger Templates

BLOGGER