Marksizm


BİLGE FELSEFECİ Felsefe, psikoloji, Sosyoloji, Mitoloji



KATEGORİLER
Felsefe
Psikoloji
Sosyoloji
Mitoloji
Antropoloji
Edebiyat
Tarih
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR)
Genel-Kültür
Bilimler
Makaleler
Kitap Özetleri
Konferanslar
Sözlükler
Kitap & Kaynaklar
Forum
Sizden gelenler
Linkler
Hakkında
iletişim
PAYLAŞIM DERGİSİ

İncelemek için tıklayın
REKLAM
BİZE ULAŞIN

Web'te Türkçe

e-mail
bilgefelsefeci@gmail.com
FELSEFE AKIMLARI

MARKSİZM

 

Marksizm, Kari Marks tarafından, En-gels'in katkıları ve daha sonra da komünist partilerin çabalarıyla geliştirilmiş siyasal, sosyal ve ekonomik öğretinin adıdır. XIX. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır. Ba-tı'da gelişen sanayi kapitalizminin ortaya çıkardığı sosyal ve ekonomik problemlere bir cevap olma iddiasındadır. Öyle olmakla beraber Marksizm, bir yığın entellektüei mirasın ürünüdür. Nitekim bir yandan Fransız İhtilalinin kitlelere kazandırdığı de­mokrasi bilinci ve o bilincin haykırdığı slo­ganlar, öte yandan Bacon, Hobbes ve Hal-vetius'un amprisizmi ve materyalizmi, bir diğer yandan da Rousseau ve romantikler­den devralınan kurumsal ve tarih bakışı ve ona bağlı Hegel diyalektiği temel malzeme ittihaz edilmiştir. Bunun yanında Feuer-

bach'ın antroposeıttrizmi, Smith ve Ricar-do'nun iktisadi düşüncesiyle Michelet'in sı­nıf çatışması teorilerini tevarüs etmiş geniş bir düşünceler yelpazesidir.

Marksizmin çağını ve onlardan sonraki­leri etkileme bakımından, mirasını devral­dığı kişilerden daha geniş bir alanda haki­miyet kurduğunu söylemek yanlış olmaz. Bunu bir yandan eskiye tam karşı olmak, öle yandan pembe ufuklar vadetmekle ger­çekleştirmiştir. Eskiye ve yaşadığı çağa karşı tavrı acımasız idi ve kesin tavırlı bir radikal harekete motor olurken çağını gayri insani olarak vasıflayarak en iyi topluma ulaşmayı hedef olarak sunmuş ve bu istik­bale yönelik iyimserlikle kitleleri heyecana sevketmiştir.

Ayrıca Marksizmi, çalışan sini Harın, ta­rihi süreçte, yaşadıkları çevreye ve şartlara nasıl ve neden dolayı başkaldıracaklarının tahlili şeklinde değerlendirmek mümkün­dür. Temel önerme de bu nedenle, üretim güçlerinin sınıf yapısının nasıl olacağını belirlemesidir. Devlet ve din, toplumun bi­rer entellektüei üst yapı kurumlandır. Top­lumda üretim araçlarının mülkiyetine sahip olan hakim sınıflar, çalışan sınıflan sömür­müşlerdir. "Diyalektik"e göre her sosyal sistem, kendini tahrip eden araçları da üret­tiğinden, mevcut sistem de bir başka siste­me polİlik devrim yoluyla ve yeni bir hakim sınıf yaratarak dönüşecektir. Bu arada Marksizm, tarihi süreci ilkel komünizm, Asyatik toplum, köle-toplayıcı toplum, feo­dalizm ve kapitalizm olarak beş dönüşüm ve değişim aşamasına ayırır. Kapitalizmin yıkılmasıyla, proleterya bir devrim sonucu yönetimi ele alacak ve devletin olmadığı komünist toplumun oluşum şartlarını hazır­layacaktır.

Marksizm, tarihi, insanın üretim güçlerine sahip olma ve onlan kontrol etme gayret­lerinin gelişim süreci olarak görür; buna Marksizmde, "tarihin ekonomik yorumu" denir. Bütün üretim faaliyeti bir sosyal or­ganizasyon içinde cereyan eder. Bu cereyan tarzı, üretim biçimleri olarak ortaya çıkar. Buna sistemi oluşturan kuramlar ve ilişkiler de dahildir. Tarihi süreç, insanın üretim güçlerini yarattığı bir süreçtir. Fakat Üretim güçleri insanın da kontrol edemediği üretim ilişkilerine yol açar. Bunun kaçınılmaz so­nucu olarak da toplum sınıflara bölünür. Sı­nıflar temelde üretim araçlarıyla bir bütün­dür, yani o vasıtalarla tanınır. Hakim sınıfın kendi üretim araçları vardır. Bu araçlarla başka sınıflar mülksüzleştirilir ve çalışan haline getirilir. Bir anlamda Marks çalışan sınıf-kazanan sınıf ayırımını burada yapar ve onu çelişkinin tababına oturtur. Rousse­au gibi o da, yasanın eşitsizliğini keşfeder ve özel çıkar ve eşitsizlik var oldukça da, ona göre, demokrasiyi kurmak mümkün ol­maz.

Marks'ın yaşadığı dönemde Marksizmin oluşumunu şu şekilde ortaya koymak müm­kündür. 1845'e kadar teorisinin üç temel kaynağını Öğrenmişti. Alman Felsefesi (Özellikle Hegel) Fransız ütopik sosyalizmi ve İngiliz klasik iktisat doktrini, insanın sı­nıf sistemiyle kendi gerçek tabiatına yaban-cılaştığını, daha alt sınıfların üst sınıflar ta­rafından sömürüldüğünü, 1844'te kaleme aldığı "Economic and philosophical ma-nuscripts"de ortaya koymuştu. 1845'de yazdığı Alman ideolojisi'nde ise, tarihi maddeciliğin çerçevesini çizdi. 1848'de Felsefenin Sefaleti'ndc kapitalizmin nasıl çökeceğinin ve proleterya devriminin nasıl gerçekleşeceğinin izahını yaptı. 1848-49 Manifesto yıllan olarak geçti. 1850-60 ara­sında ise Marks, Kapitalizmin iktisat teorisini bilimsel anlamda oluşturmağa çalıştı. Tabiatıyla bu, kapitalizmin çöküşünün teo-risiydi. 1859'da Ekonomi Politiğin Eleştiri­sini, 1867'de de KapitaTin ilk cildini çıkar­dı. 1864'de Uluslararası Çalışanlar Birli-ği'nin kurulmasıyla tekrar politik faaliyete döndü. 1875'ten sonra Marksizmin geliş­mesi Engels'e bağlanmıştır.



Ayrıca bknz:
Tarihi Mad­decilik, Diyalektik ve Proleterya Devrim
 

 
 
 
 



PageRank http://ibrahimkazan.tr.gg
Konferans & Seminer

MAKALELER
Marx 'ın yabancılaşma teorisinin kavramsal yapısı

Frankfurt okulunun doğa ve toplum ilişkisine yaklaşımı

Felsefenin biraysel sorunlara uygulanışı üzerine

Bir Politik Hayvan Olarak İnsan

Son Eklenen Yazılar
DEĞİŞMENİN KAÇINILMAZLIĞI

EĞİTİM VE TOPLUM

FELSEFENİN BİREYSEL SORUNLARA UYGULANIŞI ÜZERİNE

BİLİM VE FELSEFE BAĞLAMINDA PSİKOLOJİ
Firefox

 

firefox

Siteyi daha iyi görüntüleyebilmek için Firefox tarayıcı kullanmanızı öneririz.

www.firefox.com

Template by

Free Blogger Templates

BLOGGER