islam felsefesi


BİLGE FELSEFECİ Felsefe, psikoloji, Sosyoloji, Mitoloji



KATEGORİLER
Felsefe
Psikoloji
Sosyoloji
Mitoloji
Antropoloji
Edebiyat
Tarih
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR)
Genel-Kültür
Bilimler
Makaleler
Kitap Özetleri
Konferanslar
Sözlükler
Kitap & Kaynaklar
Forum
Sizden gelenler
Linkler
Hakkında
iletişim
PAYLAŞIM DERGİSİ

İncelemek için tıklayın
REKLAM
BİZE ULAŞIN

Web'te Türkçe

e-mail
bilgefelsefeci@gmail.com
FELSEFE TARİHİ
 
İslam felsefesi

İslam Felsefesi: Hiçbir zaman kendine özgü felsefe sistemi oluşturulamamıştır. İslam felsefesi, Helenistik felsefenin Arapçaya çevrilmesiyle başlar. İslamiyet doğarken daha her toplum dini farlı algılamasından dolayı, İslam�da direkt yeri olmayan yeni olaylara karşı yeni yorumlamalara gereksinim duymuştur. Yeni koşullara uygun bir hukuk(fıkıh), düşünsel bir eleştiri ve tartışma(kelâm), kutsal kitabın eksikliklerini peygamberin hayatıyla doldurma(hadis) ve Kuran�dan gizli anlamlar çıkarılması (tasavvuf) bu koşulların sonunda çıkmıştır. Tüm bu konular dini pratiğin açmazlarında gelişmiş dinsel düşünüşlerdir. İslam felsefesinin gelişimi ise Abbasiler�le başlar. İlk önce Helenistik felsefe çevirileriyle doğa felsefesi işlendi Mutezile (Dehriyyun(ebedî, ezelî ve bakî kalıcı olanın zaman olduğunu savunan maddeci İslam felsefesi düşüncesi; duyumlarla algılanmayan hiçbir bilginin edinilemeyeceğini savunurlar. Madde ötesi âlem tanımazlar, madde atomların yığılmış halidir. Bu görüş Şeyh Bedrettin�le devam etmiştir. ), Batınilik(Tasavvufla ve din adıyla felsefe yapan İslam felsefesidir. Kur�an ve hadislerin görünen anlamlarının yanı sıra herkesin göremeyeceği içsel (batınî) anlamlarını arayanların düşünce sistemlerinin genel adıdır. Toplumcu bir karakter taşımaktadır. Her toplumda başka adlarla yaşamıştı, Bektaşilik, İsmailî, Karmatî, Fatimî devleti gibi� Ömer Hayyam, Yunus Emre bu düşünüşün sözcüsüdürler.), İhvan-üs-Safa (dini, bilim yoluyla arındırma girişimidir. X. yüzyılda Basra�da İbn-î Refa�nın İhvan-üs-Safa(arınmış kardeşler) derneğinin çağının olumlu bilgilerini ansiklopedik olarak yayma girişimidir) ve Tabiiyyun düşüncesinin hareketlerini kapsar) düşüncesiyle. Daha sonra doğa felsefesi Platon ve Aristoteles�in fikirlerine yerini bırakır. İslam felsefesinin iki büyük okulu meşaiyyun (Platon ve Aristoteles�in fikirlerinin uzlaştırılmasıdır, El-Kindî(?-872), Farabî(870-950), İbn-î Sina(980-1037) ve Gazalî(1058-1111) bu ad altında toplanırlar) ve İşrakiyyun (Platon-tasavvuf uzlaştırılmasıdır; bireysel sezgiyle Tanrısal gerçekliğin kavranmasıdır, Suhreverdî�nin (1158-1191) fikirleri bu düşüncede değerlendirilir: Ona göre felsefe yapmak peygamberlik yapmaktır; insan nefsini eğiterek basamak basamak �ışık�a yükselir. Her basamağın aydınlığı insanı bir üst basamağa çeker, böylece �ışıklar ışığı Allah�a ulaşılır�; geçek felsefe de sezgiyle bu basamaklardan çıkabilmektir. Felsefe bu yolda insana yardımcı olur görüşündedir. Bu fikirlerinden dolayı öldürülmüştür.) oluşturur. Daha sonra İbn-î Haldun�un tarih felsefesiyle(Bkz Bilimlerin sınıflandırılması) gelişen İslam felsefesi Eş�arilik düşünceci nedeniyle gerilemiş ve yerini tasavvufa bırakarak ortalıktan çekilmiştir. Denilebilir ki Eski Yunan düşünüşünü İbn-î Rüşt ve İbn-î Sina ile Batı�ya aktaran İslam felsefesi Rönesans�ı uyandırarak kendi kabuğuna çekilmiştir.


  • El-Kindi
  • Muhyiddin el-Arabi
  • Ebu Bekir er-Razi
  • Farabi
  • İbn-i Rüşt 
  • İbn-i Sina
  • Gazzali
  • İbn-i Bacce
  • İbn-i Tufeyl
  •  İbn-i Haldun
 

 
 
 
 



PageRank http://ibrahimkazan.tr.gg
Konferans & Seminer

MAKALELER
Marx 'ın yabancılaşma teorisinin kavramsal yapısı

Frankfurt okulunun doğa ve toplum ilişkisine yaklaşımı

Felsefenin biraysel sorunlara uygulanışı üzerine

Bir Politik Hayvan Olarak İnsan

Son Eklenen Yazılar
DEĞİŞMENİN KAÇINILMAZLIĞI

EĞİTİM VE TOPLUM

FELSEFENİN BİREYSEL SORUNLARA UYGULANIŞI ÜZERİNE

BİLİM VE FELSEFE BAĞLAMINDA PSİKOLOJİ
Firefox

 

firefox

Siteyi daha iyi görüntüleyebilmek için Firefox tarayıcı kullanmanızı öneririz.

www.firefox.com

Template by

Free Blogger Templates

BLOGGER